ÜYE OL

BLOG

- Kongre Turizmi ve Washington TRB

Sosyal Devlet anlayışının gereği, herkesin rahatlıkla müşahede ettiği yapısal değişiklikler, halkımızın taktirini kazanmanın yanında, hayatımızı hemen her alanda kolaylaştıran bir çok icraatının olduğunu görmek de memnuniyet verici.

Türkiye'nin genç nüfusu, enerji kaynakları jeo-stratejik konumu, iki yüz'e yakın üniversitesi ve şimdilik binlerce yabancı uyruklu öğrencisiyle istikrarlı siyasi ve ekonomik büyüme trendini yakalamış olması olumlu göstergelerden bazılarıdır. TÜBİTAK'a, son üç yılda yüzden fazla bilim insanının yurtdışından gelerek bilgi ve tecrübelerini ülkesi için paylaşıyor olması önemli bir aşamadır. Bu gelişmelere bir de kongre turizmi açısından bakalım.

Dünyada kongre turizmi; genel olarak sanayileşmiş ülkelerde yapılan bir faaliyetken son yıllarda turizm zenginliği olan ülkelere doğru kayma eğilimindedir. Bu turizm'in; döviz girdisine, bütçeye, otel doluluk oranlarının ve turist sayısının artmasına, ticaret ve ülke imajına ciddi katkılar yaptığı bilinmektedir. Kongre turistinin, diğer turistlere göre gelir düzeyinin genelde iyi olması ve sunulacak hizmetin belli alanlarla sınırlı kalması, maliyeti düşürdüğü gibi kar marjını da arttırdığı bir gerçektir.

Türkiye'nin kongre turizmiyle ilk tanışması 1995 yılında Habitat II ile olmuş, bu sayede Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'na kavuşmuştur. Bu ilgililerce kabul edilen bir dönüm noktasıdır. Uluslararası Kongre Konvensiyonları Derneği(ICCA)'nın2011 verilerine göre, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya'da bulunan 500 bin kapasiteye sahip beş yıldızlı otel ve kongre salonlarında 159 kongre yapılmış.Bu rakamla Dünya 23'ÜNCÜ durumundayız. Diğer ülkeler ise; 1. Amerika 759 kongre, 2. Almanya 577 kongre, 15. Kore 207 kongre, 20. Meksika 175 kongre.

Derneğin, şehirlerdeki kongreleri katılımcı sayısına göre tasnifinde farklı sonuçlar ortaya çıkıyor. En çok kongre sıralamasında: 1.Viyana 181 kongre, 2.Paris 174 kongre, 5.Singapur 142 kongre, 7. Londra 115 kongre, 8. İstanbul 114 kongre, 92. Antalya 23 kongre ile sıralanıyor.

ICCA; 500 den fazla katılımcının takip ettiği kongre sıralamasında ise 53 büyük kongreyle dünya birincisini İstanbul olarak belirledi. Türkiye de İtalya'yı geride bırakarak ilk on'a girdi. Bu sonuçlara ulaşmada Haliç Kongre Merkezi ile çok hızlı planlanıp bitirilen İstanbul Kongre Merkezi'nin rolü büyük.

Bu kayda değer çalışmaların artarak ve çeşitli sektörlerle devamlı olacak şekilde geliştirilmesi gerekir. Artan talep ve beklentilere cevap verebilmek için yapısal değişiklikler ve alt yapı zamanında revize edilerek, uluslararası piyasalar ve ilişkiler iyi takip edilip yönetilmelidir.

Mesela, Amerika da bu yıl içinde bulunduğumuz Ocak ayında 92.si düzenlenen "Transportation Research Board" kısaca TRB olarak bilinen Ulaşım Araştırma Kurulu; Dünyanın dört bir yanından gelen binlerce ziyaretçi ve bir çok katılımcı, akademisyen, öğrenci, işletmeci, yönetici ve kamu görevlilerini ağırlıyor. Havacılık, demiryolu, doplu taşıma, boru hatları, motor, otoyol, marina, yaya ve bisiklet, ulaşım ve türevlerine dair her türlü konu müzakere ediliyor. 4 binden fazla prezantasyon, 750 oturum ve workshop, 350 toplantıyla tam bir beyin fırtınası. Ayrıca özellikle bahsi geçen konularla ilgili posterler, slaytlar ve profesyonelce hazırlanmış konular. Bu aktiviteleri destekler mahiyette fuar alanı. Özellikle Amerika'da lisans yada doktora öğrenimi yapan Türk öğrencileri bir posterin önünde katılımcılara, konusunu anlatıp müzakere ettiğini görmeniz mümkün. TRB'de sunum yapmak için 6 ay öncesinden konu ve muhtevasını heyete ulaştırmanız ve olur almanız gerekiyor. 10 sponsorun desteklediği organizasyon Washington'da bir birine yakın üç otelde yapılıyor. Giriş ücreti; katılım gününe paralel olarak 900, 750, 450 dolar civarında. Öğrencilere belli yaşta olmak şartıyla bazı kolaylıklar yapılıyor. Beş gün sürüyor. Üç gün kalan bir katılımcının sadece konaklama ve kayıt parası yaklaşık 2-3 bin dolar.

Güç, enerji ve ekonominin Doğu ve Asya'ya kaydığı günümüzde; neden bu ve benzeri organizasyonu Türkiye, İstanbul yapmasın? İstanbul'da trafik, ulaştırma kongresi, ulaşım şurası gibi kongre ve fuarlar yapılıyor. Önemli olan yükselmekte olan" ASYA"nın ortası sayılan bu coğrafyada yukarıda bahsi geçen konularda, belki aynı formatta bu zirvelerin devamlı yapılıyor olması. Üniversiteler, öğrenci ve akademisyenler,sanayici ve işadamları içinde;bilgi ve tecrübe paylaşımı için ciddi zemin hazırlanmış olur. Washington'a göre İstanbul, Ankara(vb) şehirlerimiz nerdeyse dünyanın ortası sayılır. Bilgiyi üretmeyi, siyasi ve ekonomik istikrarı geç yakaladık ama son yıllardaki hareket ve ivmeyle bunlar yapılabilir. Önce, planlama ve tanıtım, sonrasında da uygun konaklama ve stant kiraları ile başlama vuruşu yapılabilir. Sponsor desteği de alınabilir.

Ulaşım sektörü; çok geniş alanlara hitap ettiği ve özellikle bizim coğrafyamız gelişmekte olduğu için bu lokomotifi bizim kullanmamız menfaatimize uygun olacaktır. Basit bir örnek; Amerika ve AB ülkelerinde yaklaşık iki kişiden birine, Türkiye de bin kişiden yüz kırk kişiye otomobil düşmektedir. (Diğer araçlar hariç) Bir tarafta doymuşluk, diğer tarafta yeni heyecan, genç nüfus, büyük hedefler, organizasyon kabiliyeti ve sürdürülebilir "Kongre Turizm" başarıları...



FaceBookta Paylaş
tl yükle hgs bakiye yükleme